Kapadokya

Milyonlarca yılda oluşan ve insanlık tarihinin ilk evrelerinden beri yerleşilen bölge, dünya doğal ve kültürel mirasının en önemli parçalarından biridir. Yanardağ lavlarının soğuması ile oluşan yumuşak dokulu tüf kayalar insanlara barınak olmuş ve eşsiz bir yaşam biçimi ortaya çıkmıştır.

İnsanlık tarihinin işaret taşları olan Neolitik yerleşimlerden biri olan M.Ö. 9000 Aşıklı Höyük (Uçhisar’a 50 km), M.Ö. 8000 Köşk Höyük (Uçhisar’a 80 km) Kapadokya’dadır. Tarihi Kapadokya, Malatya’dan Tuz Gölü’ne, Amasya’dan Karaman’a uzanmakta idi. “Kapadokya” adının nereden geldiği bilinmemektedir. Pers (Fars) lisanında “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına geldiği iddiasının bilimsel kaynağı yoktur. Fakat bugüne kadar doğru olarak kabul edilen bir “iddiadır”. Diğer taraftan Kapadokya’ya hayat veren Kızılırmak’ın (Marasantiya-Halys) kollarından birinin Katpatuka olduğu ve buradan Kapadokya adının türediği iddiası vardır.

Tarihi olarak Kapadokya ikiye ayrılmakta: Kuzeyde Pontus Kapadokyası (Kapadokya –Pontika) ve İç Anadolu’da (Kapadokya-Aspera) olarak adlandırılırdı. Bugün çoğunluğu Nevşehir il sınırları içerisinde olmak üzere Kayseri, Aksaray ve Niğde vilayetlerini kapsamaktadır. Hitit, Pers, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapan Kapadokya, Tarih, Arkeoloji, Sanat ve kendine özgü mimarisini olağanüstü doğal ortamında ziyaretçilerine sunmakta. Her mevsim ayrı güzel, her defasında sizi saran büyülü mistik bir atmosfer ve anılarınızdan hiç çıkmayacak bir gezi…



Uçhisar

Kapadokya’nın merkezi konumunu perçinleyen kalesi etrafında şekillenen mimarisi ile günümüzün en cazip yerleşimlerinin başında gelir. Güneydoğusundaki Gemil Dağı’ndan köye uzanan yer altı suyolu, bölgesi kuş bakışı görebileceğiniz tek nokta olan kalesi ve onu çevreleyen doğa harikası vadilerle çevrelenmiştir. Tarihi (Antik) adını henüz bilmediğimiz Uçhisar bölgenin en stratejik yerleşimidir. Doğu-Batı iki yüz kilometrelik ufka sahip tek yerleşim olup bugünkü bilinen Kapadokya’nın büyük bir bölümünü kontrol etmektedir. Her ne kadar tarihi adını bilmesek de bir dilci olarak iki tez ileri sürülebileceğini iddia ediyoruz. Birincisi, Kapadokya’nın bütün Anadolu gibi Greekçe’nin (Eski Yunanca) hakimiyeti altında iken Kızılırmak’a Halys dendiğini biliyoruz. Buradan hareketle Kızılırmak’ın efendisi, başı, önderi anlamına gelen HALYSSAR denmiş olabilir. İkincisi, Hititliler zamanında bilinen ama yeri (lokalizasyonu) tam olarak bilinmeyen kayıp KUSSARA’dan geldiği tarafımızdan düşünülmektedir.






Kistar Otel

Yalnız mimarlık sanatına kazandırdığı eserler ile değil fikirleri ile de Türk fikir hayatına büyük katkılar sunmuş olan mimar Turgut Cansever** tarafından fikir projesi oluşturulmuş, restorasyon projesine dönüştürülüp geleneksel yapım teknikleri ve bölgenin zengin taşlarından yapılmıştır. Arkada ebedi karlarla ışıldayan Erciyes ve önünde uzayan Güvercinlik (Vasil-Kral) Vadisi’ne bakan otelimiz Kapadokya’nın en muhteşem görünüşüne sahiptir. Her odası manzaraya hakim ve teraslara açılmaktadır. Geniş lobisi, teras barı ile konuklarını karşılayan otelimiz sıradışı geniş kahvaltı salonu aynı zamanda toplantılar ve etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Dört mevsimin güzelliklerini en üst konforla yaşamanız için her şey düşünülmüştür.

*Türkçe’nin Ural-Altay lehçesinde ‘’Kızlar’’ anlamına gelir. Gökyüzünün kuzey yarımküresinde boğa burcunda Pegasus istikametinde yedi yıldızdan oluşan yıldız kümesine Türklerin verdiği addır. Türk Mitolojisinde Tanrı Ülgen’in yedi bakire kızını temsil eder. Türklerin batıya göçünde Fars kültürü ile karşılaşmasından sonra “Pervin”; Arapça “Süreyya” ismiyle anılmıştır. Yunan mitolojisinde Tanrı Atlas’ın yedi kızından birinin adıyla, “Pleiades” olarak adlandırılmış ve Batı dillerine buradan aktarılmıştır. Japonca’da SUBARU, Aztekler’de ‘MAYA’dır, Çince’de ‘BEİ DOU XİNG’ bu yıldız kümesine verilen addır. Otel projemiz tıpkı KİSTAR Yıldız kümesi gibi yedi parselden oluştuğu için Kistar Otel.

**TURGUT CANSEVER, 1921’de Antalya’da doğdu. 1946’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü’nde doktorasını tamamladı. Yurt içi ve yurt dışında birçok üniversitede öğretim üyeliği yaptı. Ankara’daki Türk Tarih Kurumu binası, Bodrum’daki Ertegül Evi (1980) ve Demir Turizm Kompleksi ‘’1992’’ ile 3 kez, A Han Mimarlık Ödülü’ne layık görüldü. Bunun yanında çeşitli ulasal ve uluslararası yarışmalarda dereceler aldı. Tarihinde vefat eden merhum TURGUT CANSEVER’in yayınlanmış kitapları: Thoughts And Architecture, Şehir ve Mimari Üzeri Düşünceler, Ev ve Şehir Üzerine Düşünceler, Kubbeyi Yere Koymamak, İslamda Şehir ve Mimari, İstanbulu Anlamak…